26 Eylül 2010

Titreyip Kendine Gelme Postumsu




Artık çok süper bir bloggermışım gibi davranmaya çalışmıyorum.Olmadığımı anladım çünkü.Ben genelde gerçek hayatta da tanıyanların ismine internet denmiş birbirine bağlı networkler üzerinde de takip ettiği bir kişiyim.Okur yazar,pek takip edilen internet ünlüsü gibiymiş gibi davranmanın,havalanmaların alemi yok.Dolayısıyla sadık okuyucularıma her hafta en azından 1-2 tane yazı yazmam da gerekmez,içimden geldikçe yazıyorum olup bitiyor.
Bugün size yemekten bahsedeceğim.Evet yemekten ama tarif falan değil.Annemin Google'a sorduğu "fava kaç farklı şekilde yapılır acaba?" tarzında sorularda blogumla karşısına çıkmak istemediğimden,blogumda tariflere yer vermiyorum.Zaten yemek yapmayı da pek beceremiyorum.Ben favanın tek ve en kolay yapılış şeklini Google'a değil anneme soruyorum.

29 Temmuz 2010

Ahenk'in Kına Gecesiyle İmtihanı

Evet asla asla dememeliyiz gerçekten.
Şu anda çok yakınım bir insanın kına gecesinden yeni döndüm(ki ben normalde kına gecelerine falan gitmem),deliler gibi halay çekmekten sağım solum ağrıyor(ki ben normalde halaya girmeye de pek bayılmam),ayrıca elimde kına var,var yani...Nasıl var ya nasıl?(bunu nasıl yaptım hiç bi fikrim yok.)

23 Temmuz 2010

Koku




"Güzelliği bulmak için yaşadı,onu saklamak için öldürdü."

Yukarıdaki resim Patrick Süskind'in sinemaya uyarlanan romanı "Koku" nun film afişlerinden birine aittir.Nedense aralarındaki en "seksi" afişi seçtim gözüme bu güzel gözüktü ama bu bir eroik film filan değil.Eğer izlemediyseniz,denk gelirseniz mutlaka izleyin veya daha iyisi okumayı seviyorsanız kitabını okuyun.Çünkü kokuları sözle anlatmak görüntüyle göstermekten bir nebze daha kolay ve ne kadar güzel aktarılmış olursa olsun kitaplar sinema filmlerinden daha doyurucu betimlemelere sahip oluyorlar.Ahenk bu kitaba on üzerinden 9,5 filme ise 7-8 falan verdi
o derece

13 Mayıs 2010

Nefret Ediyorum Öyleyse Ne Olduk Şimdi?


(Anka kuşu diyor ki "Sinirimi o kadar çok bozdunuz ki,bu konuda bir blog yazısı yazmak için ateşlerden yeniden doğmak zorunda kaldım." Öf bu türkçeye çevirince hiç bir şeye de benzemedi yahu.Aman neyse.)


Bilmiyorum farkında mısınız ama son zamanlarda etrafta neleri sevdiğinden çok nelerden nefret ettiklerini beyan eden insanlar çoğaldı.Yeni moda nefret etmek.
Artık "Evreni seviyorum,herkesi olduğu gibi kabul ediyorum.Sevgi,içimizde!" anlayışı yerini "Ne olursan ol gel diyemem,Mevlana değilim ben çekil git yanımdan ya.Ölsen umurumda olmaz" anlayışına bırakmaya hazırlanıyor.