29 Ocak 2010

The Ex-Files*

Aşağıdaki post über-uzun bir posttur.Uzun derken...Cidden uzun ama okumaya değer bence.
Enter at your own risk canlarım.



* Bir sex and the city bölüm adıdır bu.Bir anda aklıma geldi,yazımın başlığı oldu.

Bugün ilişkilerin hayat döngüsünden bahsedeceğiz.İlişkimiz ,tıpkı maddenin halleri gibi gibi ,genel olarak 3 evreden oluşur.
Bunlar:

-Tanışma
-Kaynaşma
-Ayrılma 'dır.

Bunları özet bir biçimde öğreneceğiz.(ki aslında bilmeyenimiz var mı?)

Tanışma Evresi : İlgili dişi ve erkek kişilerimiz karşılaşır.Bu karşılaşma anında hemen Eros'un oklarını popoya yemeyebilirler fakat ,bir ilişki başlaması için taraflardan bir taraf az çok oku(veya ayvayı..)yemiş olmalıdır.O kişi yavaş yavaş gün içinde durup dururken diğer kişiyi düşünmeye başlar,bu basit düşünceler zamanla olayı kankalarla paylaşmaya ve cesaret toplamaya gider..

Kaynaşma Evresi : İşte insana hayatın güzelliğini hissettiren,yanakların pembe,cildin parlak,gün ışığının pasparlak olmasını sağlayan o bölüm."Aşk" denilen garip şey insanın tüm bedeninde gezer.Bu kısımda kankalar ve etraftaki uygun olan olmayan herkes aşık olunan kişinin "muhteşemliğinden" haberdar olur.Hatta iki laf edilemez aşık kişiyle,sürekli "o"'na bağlar lafı.
Yerli yersiz,"Buna baktım aklıma sen geldin" kabilinden hediyeler alınır.Bir ilişki başlar ve mutlulukla devam eder.Gönül ister ki bu mutluluk ömür boyu sürsün...Hatta hiç ölünmesin hep sürsün ama insan garip tabiatlı bir canlı.Her zaman olmuyor her istenen.Her güzel şeyin ne yazık ki bir sonu ve tatlı tatlı yemenin acı acı yellenmesi vardır.(Ay sanki son benzetme pek romantik olmadı, aman neyse ama ana fikri güzel yansıtıyor hehe) ve çeşitli nedenlerle sona yaklaşılır.

Ayrılma Evresi : Evet geldik o kimsenin sevmediği bölüme.Kim neden sevsin ki? Unutmamak lazım ki hayat dengeden ibarettir.Her aşırı mutluluğun bir aşırı mutsuzluğu vardır.Gün geldiğinde o tapılası "aşk" gelir ve kaynaşma evresinde verdiği tüm ekstra mutluluk ve enerjiyi kişinin ruhunun kocaman bir parçasını da alarak götürür.
Bu evrenin kişi üzerindeki en belirgin etkileri bilimum alkol şişelerinde balık olma isteği,kendini oradan oraya savurma,ağlama ve histeri krizleri,derin derin düşünceler,yanlış olan herşey ayan beyan ortadayken hala "Ama aslında herşey çok güzeldi...Nasıl da bozuldu,gerzeğim ben."fikirlerine girmektir.
Ayrıca kişiyi umursayan ve onun iyiliğini isteyen insanlar onu teselliye uğraştıkça onlara "Siz iyisiniz ama beni anlamıyorsunuz.Anlayamazsınız..." tarzından cevaplar vermek,gene de onların varlığına,bakımlarına muhtaç olmak en belirgin özelliklerdendir.Acı büyüktür,acı çoktur ve acı iğrençtir.

Soğuma Evresi : Bu kısım ilişkinin ana evrelerine dahil olmamakla birlikte ayrılmayı takiben gelir.Acı yavaş yavaş diner.Ruh karaciğer gibidir,büyük bir kısmı alınsa dahi çoğunlukla zaman içinde iyi bir bakımla kendini tamir eder,bazen alınan derslerle eskisinden bile daha iyi olur.Bu evrede en önemli şey "Zaman"dır.Kişi,yavaş yavaş ayrılma evresinde kendisine öğütlenen "Sakin olmak ve zamana bırakmak" eyleminin geçerli ve yapılabilinecek tek şey olduğunu kavramıştır.Hak verir ve edepli bi biçimde arkadaş ortamında "Hacı size de ne çektirdim be...Sağolsun ya iyi ki varsınız. "Bros before hoes.muhhaha" gibilerinden bir şeyler diyerek kendisini çeken kankalarından verdiği rahatsızlık için özür diler.Arkadaş çevresini genişletir.Aferindir ona.Yapılması gereken budur.

Bu evre tamamen sona erdiğinde kişi bu döngüye tekrar girmeye hazırdır.Bu iyi bir şey midir,kötü bir şey midir bilemeyeceğim ama ilişkiler ve döngüleri bir insanın hayatını döndüren şeydir.Tüm o şarkıların yazılma sebebidir.Kişinin gün gelip "Sorma neden niçin.Her şey yalnızlıktan.Bak, güzel bir gün ölmek için" diyip ardından "Günaydın sevgilim,ne güzel bir gün değil mi?" diyebilmesinin sebebidir.

Ve geldik opsiyonel bir evreye.

Ex-Aşkım Bana Neler Ettin Evresi : Bu evreye bazı durumlar zorlanmadığı ve kişi tetiklenmediği sürece girilmez.Girildiği zaman ise bu evre kişi o anda hangi durumda veya hangi evrede olursa olsun o kişiye girer.Genelde bu evreye eski sevgili başına 1 kere girilir.Aynı eski sevgili yüzünden 2 kere bu evreye giren görülmüşse de bunun karşılaşılma olasılığı azdır.
Evre, kişinin normal hayatına devam ettiği bir günde ortaya çıkar.Kişi bir şekilde ayrıldığı,zamanında bir döngüyü paylaştığı diğer kişinin hayatına devam ettiğini ve yeni döngülere pek tabi ki de gireceğini bildiği halde bunu içten içe umursamamakta,reddetmekte ve aklına getirmemektedir.Fakat gün gelir,aklından çıkarıp attığı şeyi uygulamalı olarak karşısında görür veya duyar.Ne şekilde ortaya çıkarsa çıksın ana özelliği beklenmedik olmasıdır.

Bu yakın bir arkadaşın gelipte "Dün X'i gördüm,yeni sevgilisiydi heralde yanındaki.Pek bir sarmaş dolaşlardı." demesiyle,Facebookta görülen "seviyorum ulan" temalı herhangi bir güncellemeyle veya herhangi bir ortamda kişi,kişinin eski sevgilisi ve eski sevgilinin yeni sevgilisi üçlüsünün burun buruna gelmesiyle oluşabilir.
Evrenin kişi üzerindeki etkileri o köprünün altından geçen suların debisinin miktarına,ilişkinin derinliğine,ayrılınırken alınıp gidilen ruh parçasının hacmine göre değişir ve ne yazık ki kesin miktarını belirlemenin yolu yoktur.
Bu evrenin etkileri en yüzeysel olarak kişide anlık bir burukluk ve ardından iyimserlik("Ne güzel günler geçirmiştik...*buruk gülümseme*Neyse ya,herşeyin en iyisi onunla olsun.) veya en derine doğru kişiyi ayrılma evresinin ortalarına uzanan herhangi bir yere tekrar çekmeye ("Ah Necla...Allah kahretsin..Biz birbirimize mecburduk anlıyo musun?? Nasıl terkettim,nasıl kapı orda çık git dedim sana mühühüe") kadar ulaşabilir.

Evet en özet haliyle "Aşk" dediğimiz durum budur.Bugün bunu yeterince kavramış olduk.

Size önerim,tanışma ve kaynaşma evresi ne kadar güzel olursa olsun her zaman bunun dengeleneceğinin ve o güzelliklerin size eninde sonunda gireceğinin bilincinde olmanız,bu yüzden o bilinçle mutluluğun sonuna kadar tadını çıkarın.Uzatabildikçe uzatın o güzel evreleri.
Bir de duygusal bir insansanız çok ilişki yaşamamaya,az,öz ama uzun yaşamaya bakın.Çünkü bitiriyor o ayrılma-soğuma evreleri duygu insanlarını(kendimden biliyorum,yazık etmeyin kendinize)

Pek tabii bu yazdıklarım başlayan ve biten ,normal seyrinde devam eden ilişkiler içindir.Evliliğe giden ilişkileri istisna olarak aldım.O tamamen ayrı bir yazıdır fakat hayatımda hiç evlenmediğim için yorum yapabilicek durumda olduğumu sanmıyorum.

Bitmeden önce söylemeliyim ki yazının ana sebebi etrafımda yeni bir aşka yelken açan,1-2 yıllarını doldurmaya giden,yeni ayrılan," ex-aşkım benim ağzıma sıçtın sanki" ve "ex-aşkım hep mutlu olsun" evrelerine giren insanların sayılarının bu aralar artmasıdır.

Kendinize İyi Bakın,Başka Kimse Bakmıyor Çünkü
Afush

4 yorum:

Ege Sağın dedi ki...

Çok güzel yazmışsın valla. Keyifle okudum. Uzun diye okumayanlar kaybeder :)

Mark Orion dedi ki...

Valla süper yazmışın cidden. Fakat mutluluk öyle bişeydir ki mutluyken farkına varmazsın ve zaten ben mutluyum dediğin anlamda yaşadığın ya mutluluğun son kırınlılarıdır yada üzüntünün üzerine gelen avuntulardır.Aşka gelirsek belkide hiçbirimizin hak etmediği veya kaldıramadığı tanrısal bişeydir o.Eskiler şöyle der"tutkulu ve derinden sevin" bunu yapabilen kaç kişi kaldı ki koskocaman dünyada:))

Jeren dedi ki...

Ahenk bırak o bilgisayarı harcanıosun koddu calculusdü.. Gel sen gazeteci ol..Köşeler köpeğen olsun..Hatta Güzinsel tema yazılarına çağdaş cevaplar ver..
"Şimdi Güzinimsi abla bakk..
Ben Erkcan'ı çaldırdım geri dönmedi ama Hötürcanlardaydım dedi 1 gün sonra. ama Höyla dioku ben onu Höpürdegül'le Heyliys'de gördüm dio..Ben işkillenince Erkcanın iphonunu ve face2ini karıştırdım Möyma dan mesajlar var..Geçende Aklım karışık die twitlemiş nappsam??"

gibi bir mesaja mesela :D

Ece dedi ki...

"Size önerim,tanışma ve kaynaşma evresi ne kadar güzel olursa olsun her zaman bunun dengeleneceğinin ve o güzelliklerin size eninde sonunda gireceğinin bilincinde olmanız" oha optimist olsaydın????:D