21 Kasım 2009

E Yok Artık



Rihanna bile olsan selülitten kurtuluş yok anladığım kadarıyla..

Dergi vs. fotolarında photoshop neyse de,böyle fena oluyor sonra.



Tabii bu selülite böyle etek giymemek bir çözüm olabilir,en azından tüm dünya görmez bu bıngılları.

Ewww..

06 Kasım 2009

Oooh la la...

Uzun zamandır peşinde koştuğum sevgili hayallerimin saatine bugün kavuştum.
Seni seviyorum sevgili saatim <3
Kıymetlimss...
Kayışın arkasına "Babam Sağolsun" yazdırmayı planlıyorum (: hehe

03 Kasım 2009

TURK2009'un Ardından =)


Kayıt masasında biz!!

Turk2009(nam-ı diğer Türk Rotaractları Buluşması)'nı düzenledik geçen haftasonu İzmir Efes Rotaract Klübü olarak.Daha doğrusu düzenlenmesi uzun süren bir organizasyondu fakat perdelerin açıldığı ve herşeyin sunulduğu zaman geçen perşembe-cuma-cumartesi ve pazar günleriydi.
Gerçekten güzel bir konferanstı Alphan Manas,Alp Limoncuoğlu,Bay J,Ahmet Şerif İzgören gibi gayet işlerinde başarılı ve güzel konuklarımız vardı.
Detaylı bilgi için şuraya tıklayabilirsiniz: www.turk2009.com

Neysee geldik işin "review" kısmına..Bakalım Turk'un ardından neler düşünüyormuşum,neler olup bitmiş:
(Tabii "Bana ne be ne düşündüğünden" diyebilirsiniz ama böyle dicekseniz blogumda ne işin var o zman diye sorarlar adama :D )

1-Bir organizasyona ev sahipliği yapan klübün üyesi olmak ve orada koşuşturmak aslında güzel bir durum,ne kadar insanlar size "Hasta mısın sen? İşin gücün yok bi de üstüne para verip kendini harcıyosun..."deseler de eğlenceli.
2-Bazı insanları ince,çıtkırıldım,nazik görebilir ve organizasyon esnasında 2-3 güne kadar öleceklerini düşünebilirsiniz.Hatta bayan olurlarsa haklarında "İnşallah ölmez yorgunluktan.Çok zorladı kendini." filan diyebilirsiniz ama onları sanki biyoniklermişçesine gece 3-4 te ve ertesi sabah 7 de etrafta koştururlarken görebilirsiniz.Şaka gibi.
3-Asla öyle bir insan olamadım.Çok çok çok özeniyorum orası ayrı.Şu anda bu yazıyı yazarken biraz ateşim olduğunu düşünürsek anca özenebiliyorum.
4-Sinirler çoğunlukla gergin olur,anlamsız sert çıkışlar yaşanır,millet aynı anda hem birbirine gaz verir hem de sakinleştirmeye çalışır.2'li 3'lü gruplar halinde fesat fısıldaşanlar,durumundan nefret edenler,bir kaç saatçik uyku için birini öldürmeye hazır olanlar vs vs.. etrafınızdaki tüm normal görünümlü insanlar bir anda psikopata dönüşebilir.
5-Gecenin bir yarısı konuklarınız kaza geçirmiş diye haber alıp yataktan fırlatılıp lobide endişeyle bekletilebilir,haberden bir kaç saat sonra hastahanede bulunanlar tarafından bir şekilde size gelen "Bişeyleri yokmuş ya şok geçirmişler sadece" sözüne 5-6 kişi zaten laçkalaşmış sinirlerle gecenin 4 ünde gülebilir ve tam olarak neye güldüğünüzü de anlamayabilirsiniz.Sanırım çok daha fena şeyler beklediğimizden bir anda sinirler boşaldı falan.
6-Bilmem kaç yıldır dinlediğiniz ve hep nasıl biri olduğunu merak ettiğiniz bir Radyo Dj 'iyle tanışabilirsiniz,kendisiyle kahve içebilir,kahvaltı yapabilir,muhabbet edebilirsiniz ve kaçınılmaz olarak bu yüzden fazla sevindirik olmanızla dalga geçilebilir =) ama olsun he he he.
7-Bahsi geçen kişiyi almaya havaalanına gittiğinizde uçaktan bir bir ünlüler inerken bakakalabilirsiniz.Ama cidden ne uçaktı o ya..Nasıl toplamışlar onları bir uçağa merak ediyorum.
8-Yemeğe dönüşümlü olarak gitmek diye bir kavram vardır.Bilmiyorsanız kayıt masasında durun.Öğrenirsiniz.
9-Eğer odanız oteldeyse ve bir rezervasyon sorunundan ötürü diğer arkadaşlarınızın odası otele uzak bungalovlardaysa odanız malzeme/bavul odası olarak görülebilir,herkes herşeyini veya herhangi birini sizin odada arayabilir.Bir arkadaş konu hakkında "Burası da X gibi,gelen giden belli değil..." demişti ama o x i buraya yazmayayım :D
10-Eğer gelecek hafta 2 tane zor quiziniz bir sürü ödeviniz ve 2 hafta sonra sınavlarınız varsa,kendinizi hasta hissediyorsanız partiye gitmezsiniz.Sonra videoları izleyip kendinizi berbat hissedersiniz.Baya şey kaçırmışsınızdır.Mantıken doğru kararı verdim iyi ki uyudum ben derken içten içe baya bi saydırırsınız hocalara da ,bünyeye de,bağışıklık sistemine de..
11-Nedense oteldeki turistler sizinle umutsuzca iletişim kurmaya çabalar ama hiç biri ingilizce bilmez.Zaten bilseler de aranızdan çıkan bir arkadaş anlamsızca "Biz hastaneden değiliz" demeye çalışır kendilerine,neden böyle demeye çalıştığını kendisi de bilmez :D Yorgunluk işte..
12-Herkesin 1 saatte hazırlandığı gala yemeğine(hani şu abiye kıyafetler,yapılı saçlar makyajlar falan..) maksimum 15-20 dk da hazırlanmak durumunda kalabilirsiniz.
13-Bahsi geçen gala salonundaki sandalyelere parlak kumaşları bağlamak zorunda kalmış olanlardan biri bile olabilirsiniz hatta.Çünkü el atmazsanız yetişmeyecektir..
14-Tamam bu çok kişisel bir madde ama bu lafı sokmak zorundayım burada.Güzel güzel hazırlanırsınız,saç makyaj elbise her bişiy güzeldir ve gerek kendi kendinize ettiğiniz gerek arkadaşlarınızdan aldığınız iltifatlarla mutlu olursunuz...
15-Birileri size yardım teklif eder,bazıları yardım eder.Hatta bu teklif veya yardımlar hiç beklemediğiniz kimselerden gelebilir.Gerçekten şaşırırsınız.Gecenin bi saatinde arayıp uyandırdığınız sizin yanınızda olmaya hazır çok özel birinin hayatınızda olduğuna minnettar olursunuz =) Bazı kişiler hakkında da olay aynı değildir.Hayal kırıklığının doruklarına çıktığınız anlar olabilir.Neyse..Hayat bu,her şey olabilir.(kişisel madde 2 oldu bu da)
16-Yukarıda anlatılanlardan ve daha fazlasından ötürü kendinizi en beğendiğiniz zamanda hiç bir fotonuz yoktur nedense...Aslında önemli değil fakat sinir bozucu.
17-Oda arkadaşınızın ve sevdiğiniz diğer insanların partiyi düzenleyenlerden olduğunu bilmek,onların orda eğlenmesi,hatta sizi de arayıp çağırmaları ama türlü nedenden ötürü gidememek.İşte bu paha biçilemez derecede sinir bozucudur.Mantıklı düşünceden ve herkes eğlenirken eğlenceyi kaçırmaktan nefret ediyorum.
18-Kaçırdığım partide pole dancerlar falan varmış yahu :D Sağ olsun düzenleyenler de mütevazi davranmadılar.Nasıl geçti diye sorduğumda "Bana sorma gelenlere sor ben anlatmayayım" diyerek iyice kötü hissettirdiler.
20-Konuşmacı konuk olarak orada bulunan insanların bazılarının ne derece hayatta başarılı olduklarını,bazı işleri ne derece çözmüş olduklarını duydukça hayret edersiniz,hayran olursunuz."Ben de!! Ben de!!" Hissi sarar içinizi.
21-Tüm kongre boyunca çalışan/koşturan herkes ne derece yorgun olduğundan bahseder.Ne kadar çalıştıkları,neler yaptıkları hatta ne kadar az uyudukları konusunda muhabbetler içinde anlamsız bir üstünlük kurmaya çalışırlar nedense..
22-Sizin tanımadığınız fakat sizi tanıyan bir sürü konuk vardır.Üstünüzde organizasyondan olduğunuzu belli eden tshirtünüz ve yaka kartınız yokken bile sabah bir sürü insan size günaydın der.Selam verirler falan.Şaşırırsınız.
23-Resepsiyondaki adam size fazla yakın bir ilgi gösterebilir.Hala düşünüyorum bu adam beni her gördüğünde neden göz kırpıyodu diye.Ne ara o kadar samimi olduk ki?
24-İlkokul arkadaşınızı facebooktan bulamıyorsanız müjde,kendisini bir kişisel gelişim eğitiminde bulabilirsiniz =)
25-Yanınıza aldığınız topuklularla yürüyemeyeceğinizi,30 dkdan sonra öleceğinizi sanırsınız daha ayakkabıları bavulunuza yerleştirirken.Siz bir de ayağınızda onlar varken ve bir iş acilen yetişmesi gerekirken görün.Yürümek ne kelime.Uçulabiliyor o topuklarla,zerre acı hissetmiyorsunuz =)
26 -Her şeyin sonunda son gün insanlara katılım sertifikalarını verirken onlardan güzel geri dönümler almak ise paha biçilemez sanırım =)

Son Not-Tabi dönerken arabaya koymaları gerektiği halde herşeyi alıpta elbisemin içinde bulunduğu torbayı koymayan arkadaşlara da teşekkürü borç biliyorum :P

Ekleyemediğim,unuttuğum şeyler kesinlikle olmuştur ama bu sefer bu kadar.
Sonuç olarak orda bulunan ve bu görüşlere olumlu/olumsuz bir şekilde katkısı bulunan her misafire, her arkadaşıma teşekkürler =)

Not2:Bay J'nin bizden bahsettiği kısım burada(İlkemcim bu sadece sana ithaf edilmiştir =) )

27 Ekim 2009

Confessions of a Shopaholic


Geçenlerde bana çok yakın birileri tarafından alışveriş manyağı haline dönüştüğüm konusunda uyarıldım.Konu tam olarak benim gördüğüm herşeyi almamla alakalı değildi elbette ama almayı feci istemem ve vitrin gezmek ama çeşitli nedenlerden dolayı bir şey satın almamak anlamına gelen "window shopping" eylemini adeta bir saatlece sürüp gidebilen bir "internet explorer window shopping" haline getirmem ve bunun günlük alışkanlıklarımdan biri olmaya başlaması idi.

Bilimum moda dergilerine bakıp kombinlere dakikalarca kendi kendine ya da yanındaki biriyle kritik yapmak,fiyatlarına"Marka tamam anladıkta e oha ama bu kadar da verilmez" demek,gene de bu "pahalı" ve "para tuzağı" markaların bazılarını istisna olarak tutmak,ölmeden önce yapmazsam gözüm açık gidilecek bilmem kaç maddeye bi kaç Louboutin ayakkabı,Louis Vuitton çantalar ve Channel in ünlü çantalarından almayı eklemek gibi değişik eylemlerim olduğuna göre,sanırım ben bir shopaholic'im.(alışverişkolik)

Aşağıda okuyacaklarınız da itiraflarımdır:

1-Ne kadar "İşi gücü yok mu bunların?" bakışları atsam da bilimum defilelere koşarak giden orada kırmızı halı tepesinde boy boy fotoları olan,şu zengin kocaları sayesinde podyumda gördükleri herhangi bir elbiseyi hemencecik alıp ertesi güne giyebilecek "ikoncan"lardan biri olmak isterdim birkaç günlüğüne.Deli gibi merak ediyorum o yaşamı,o kafa hakkaten neyin kafası tecrübe ederek öğrenmek istiyorum.

2-İstinye park'a hayatımda hiç gitmedim ama NYC Fashion Avenue'da cesaretimi toplayıp daldığım ve müze geziyormuş edasında gezdiğim Louis Vuitton mağazasından edindiğim "Fakir turist,ne işin var burda!!" davranışından yola çıkarsam,orada hayranlık içinde bakınacağımdan ama anlamsız bi aşağılık duygusuna kapılarak McDonalds'a falan gireceğime eminim.

3-Annem,babam,arkadaşım farketmez,bir insan benim etrafımda belli bir süre kalırsa kıyafetlerin,aksesuarların sahte olup olmadığını anlamayı öğrenir.Öğrenmeyi bırakın bir süre sonra süslü püslü görünen hatunları ve erkek kişileri istemsizce süzer,üstlerini başlarını kendi kendine eleştirir,aksesuarlarının çakma olup olmadığını hemen anlarlar.

4-Bir zamanlar ne giydiğini zerre umursamayarak benimle takılmaya başlayan ama daha bugün bana gelipte "Haberlerde Valentino'yu gördüm Fashionable İstanbul'a gelmiş..Ne süper adamdı o öyle!Konuşabilmek isterdim onla." diyen,Louis Vuitton'un erkek koleksiyonunu merak eden,Tom Ford'u yer yer takdir eden ve ilerde Burberry'nin takım elbiselerinden almayı düşünen bir canavar yarattım ben! Evet ben yaptım! Gururluyum!

5-Bütün bu bayılıp ölmelerime rağmen,dolabım dolu olsa da gerçekten giyecek çok şeyim yok.Hayır bu klasik "Giycek hiç bi şeyim yooaaak" değil,sadece ben hiç bişeyi atamam veremem vs.Birikir durur artık giyemeyeceğim kıyafetler.Neyi bekliyolar bilmiyorum ben de.

6-Çanta hastasıyım.Milyonlarca alabilirim hepsini teker teker kullanabilirim hiç gocunmam.

7-Dolabımda 36'dan 42'ye kadar bissürü bedende bissürü zımbırtı var çok acayip.Dönüp dolaşıp sadece 3-4 tanesini giyiyorum o ayrı.

8-Bilgisayar Mühendisliği'ndeki kızların üstlerine başlarına ve kendilerine bakmamasını eleştirirdim hep.Geçen günlerde masmavi puantiyeli ve fiyonklu bir elbiseyle okula gelen bi kız gördüm,aynı renkte topuklu ayakkabıları vardı.İyi bir gelişme ama korkutucu olduğunu düşünüyorum.

9-Bir çantaya,desene,ayakkabıya veya kıyafet şekline bakarak o şeyin markasını ve hatta bazen eski sezon/yeni sezon olup olmadığını çat diye söyleyebilen insanların bir tek modayla ilgili amerikan filmlerinde olduğunu sanırdım.Bazen bunu benim de yapabildiğimi farkettim,kendimin de korkutucu olduğunu düşündüm.

10-Üstlerinde 10-15 bin TL'yi kıyafet halinde taşıyarak dolaşan ve insanların üstlerindeki markaların kişiliklerinden önemli olduğunu düşündükleri her hallerinden belli olan insanları görüyorum sağda solda.Üzülüyorum onlar için.Muhteşem bir insan özgüveniyle kombinleyerek pazardan alınmış 5 tl lik bir bluzle büyüleyici görünebilir ama kimse kişiliğindeki boşluğu "Made in bilmem neresi" marka bir trençkotla kapatamaz.

11-Bana inanmıyorsanız defilelerdeki kızlara bakın,onlar orada kişiliksiz ve yürüyen askılar.Aynı elbiseyi de bir galada bir film yıldızının üzerinde görün.Özgüvenin farkı orada.

12-İndirim sezonlarını severim.38 bedeni kalmış kıyafetlerle dolu bir indirim sezonunu daha çok sevebilirim.Hatta olabilecek en son indiriminde olursa tadından yenmez.

13-Küçükken Ceren'le beraber geleceklerimizle ilgili hayaller kurardık.Onun hayalini burada paylaşmıycam ama benim hayalimde bir gökdelenin bilmem kaçıncı katında camın önünde kocaman ve kenarında duran bir dal bambu bulunan bir masa ,deri koltuklar,güzel ve büyük bir ofis hayali vardı.Kıyafeti de es geçmemiştik.Giydiğim lacivert kalem etek ve ceket,nedense Chanel'den alınmıştı.Öyleydi.

14-Modayı iyi bilirim demem,diyemem..Bilmem çünkü.İnternet aleminde bilmem kaç milyon moda sitesi,forumu ve onlardan daha fazla moda blogu var.Benden daha iyi bilenlere saygı duyar teşekkür ederim.Kendilerini az çok takip ediyorum çünkü =)

15-DIY(Do it yourself) projelerini severim.Böyle beğenipte arşive attığım bissürüsü var ama küçük sökükler ve düğmeler dışında dikiş dikmeyi bilmediğimden,sadece uzaktan seviyorum.Bloggerlar,bunlardan bol bol yapın lütfen!En azından bakıp bakıp vay be insanlar neler yapıyor diyorum.

16-"Fashion" ile "Fashionable" ayrı şeylerdir."You are sooo fashion." ile "You are sooo fashionable." demekte ayrı şeylerdir.Biri modayı yaratan anlamına gelir yani modanın ne olduğunu ilk önce sen belirlersin millet bakar beğenir uygular,diğeri de "Bu sene lila modaymış,hadi lila giyinelim" demek gibi bişiydir.(O lila moda olan sene çok fenaydı yalnız..neyse) ve benim bu ve bunun gibi bildiğim bir sürü şey var.

17-Son olarak..İyi giyinen biri değilim,bunu biliyorum.Bunca senedir gotikten ciks e ve hatta hafiften ikoncana kadar içimden gelmeyen,denemediğim tarz kalmadı desem yeridir.Gene de uzuun yıllardır "Ahenk şunu giy,bunu giyme,kemik torbası olmuşsun kilo al,duba olmuşsun ver artık!! ,şu iğrenç şeyi giyme artık yeaaa veya bence sen şunlardan giyip deneyip bi bakmalısın bence süper durur sende" diyen eleştirel ama güzel insanlar var etrafımda."Hadi be git kendine bak çirkin mahluk!" falan diyip kırdıklarım olduysa affola.Beni sizler yarattınız ama son ürün iyi mi oldu kötü mü bilemem.





Bu bir "Rue Cambon",kendisi Chanel'in karton alışveriş torbalarının deri ve çanta hali.Bana şu anda verseler sevinerek kullanabilirim tabii,fiyatı $2525'cık.

Aşağıdaki de benim sahip olabileceğim halk işi güzel bir "Chanel Clutch",bedavaya geliyor sanırım bu =)