28 Aralık 2009

Loserların Yılbaşı Planları



Yılbaşı planlarımı soran bazı sevgili arkadaşlar var.
Onlara tek ve bir kereliğine cevap vericem,daha da sormasınlar.

Yılbaşında almayı planladığım bi achivement var onun peşinde koşucam.
İşte aşağıdaki.



ve ayrıca meraklıları için:


Evet yeni yıldan hiç bişiy beklemiyorum.Gelmesinin 15 gün sonrasında finaller başlayan hiç bir yeni yıldan bir şey beklemem ben.İki yüzlü,dost görünüp düşman olan,saman altında su yürüten şerefsiz arkadaş gibi bi görüntüsü var hemen finali dayayan yeni yılın.

Acaba dünyadaki diğer tüm loserların %80 i gibi yeni yıla über "Victoria's Secret Yeni Yıl Defilesi" izleyerek mi girsem?En azından gözüm moda görür,saat 12'de defileyi izledim diye yeni yılda tüm üşengeçliklerimi bırakıp kendimi spora ve sağlıklı yaşama verip o mankenlerin çeyreği kadar taş olacağıma inanmasam da 2010'da belki bi kaç tane zımbırtı alabilirim Victoria's Secret'tan.

Fena fikir değilmiş.

Yazılarımı okuyorsunuz biliyorum.Misafir sayacım var hehe.
Bi kere de yorum yazın be.
Napıcaksınız yılbaşında?
( Valla yancı olmıycam,beni de alın demiycem =) )

27 Aralık 2009

Custom Made Men - Kişiye Özel Yapım Erkekler

Aslında yukarıdaki resmin konuyla çokta alakası olmayabilir.Sadece ucundan azcık alakalı olduğu ve çok sevdiğim filmlerden birine ait olduğu için orada(Film: The Ugly Truth)

Kadınlar kötü adam tipli erkeklerden hoşlanırlar denir.Hani şu çapkın,gecelerin adamı,geçmişinde bir sürü kız olan,tehlikeli,karı kız,kumar vs herşeyle alakası olan kısaca "iyi bir koca adayı" olmayan tüm erkeklerden hoşlanma potansiyelimiz olduğu düşünülüyor.

Yanlış!!

Aslında tek derdimiz sanat! Evet garip geldi kulağa böyle diyince biliyorum.Leonardo Da Vinci bile bir heykel yapmadan önce o mermerin içindeki muhteşem sanat eserini gördüğünü ve sabırsızca işe koyulduğunu söylemiş.Biz de böyleyiz.O mermer bloğun yani kendini bir şey sanan özgüven manyağı adamın içinde çok şahane bir heykel görmekteyiz,yani "İdeal Adam" heykelini.
Kadın,ola ki o mermer blogu sahiplenebildiyse,vakit geçirmeden çalışmaya başlar sanat aşkıyla."Onu giymesen bunu giysen..","Siz hep arkadaşlarınla böyle playstation oynuyosunuz,sen PES'i benden daha çok seviyosun heralde?","Hadi gel Mango'da yeni sezon varmış.Sen şimdi sıraya gir ben bişiler kapıp gelicem" gibi küçük dileklerle o erkeği baştan aşağıya değiştirir.Mermer şekillendikçe keyif alır.Erkek bir erkeğin bilmesinin gereksiz olduğu konularda fikir sahibi olmaya başladıkça,hanım kişimizin isteklerini o söylemeden bildikçe,o hanımın içindeki "ideal erkek" oldukça hanfendi mutlu olur.Daha yontulmamış kısımlara bakıp daha bir hırsla başlar çabalamaya.
Taa ki,
O erkek tam bir sanat eseri oluncaya kadar.Tıpkı bir sanatçı gibi,yaptığı bitirdiği heykele hayran hayran bakar ve kenara koyup izler.Kıskanır,herkese gösterir,herkesten sakınır.Hayatının merkezine koyar.
Ama sadece Başka bir mermer bloğu ve içindeki heykel potansiyelini görünceye dek.

Başka bir heykel çalışması,yeni bir tutkulu aşktır ve eski heykelin elden çıkmasını gerektirir.O eski heykel yani "ideal erkek" başka bir kadın için o kadar da ideal değildir,hala pürüzlü yerleri vardır,bazı yerleri yeterince simetrik değildir.En baştan tekrar çalışmaya başlar o da aynı erkek üstünde olan erkeğe olur.kendini yeniden bir sanatçının ellerine bırakır.
Ve bu böyle gider.
En sonunda,eğer herkesin onu tamamen kendi istediği gibi yontmasına izin verirse her tarafı şekillendirilmiş ama aslında bütüne bakıldığında şekilsiz ve mutsuz bir mermer yığınına dönüşebilir.
Bu kötüdür tabii.

Ufak bir tavsiye beyler,evet karşınızdaki bayanın gözündeki ideal erkek özelliklerine sahip olmak can yakmaz hatta onu mutlu eder ve iyi bir şeydir bu.Fakat onu elinde tutmanın en temel ve aynı zamanda en zor yolu ideal erkeğe yaklaşmak ama asla tam bir ideal erkek olmamaktır.Sizi rahatsız etmeyen özellikleri,kaldırabildiğiniz kadarını
alın ama orda bırakın işte.

Bir anlamda göster ama elletme gibi bişiy :)

Bu da bugünkü acı gerçeğimizdi,itirazı olan? :)

18 Aralık 2009

Losing Weight


Resim kendini anlatıyor.

10 Aralık 2009

Şebo Sen Ne Yaptın Kuzum?!!

Şebnem Ferah 2005 temmuzunda çıkardığı "Can Kırıkları" albümünden sonra "Benim Adım Orman" isimli yeni albümünü 16 aralıkta çıkarıyormuş.Şu anda ön siparişler çeşitli internet sitelerinden yapılabiliyor.

Albümün içeriğini bilemiyoruz ama kapağı tam aşağıda.


En nihayetinde veletlik dönemimden(tam bir tarih vermek isterdim ama "Vazgeçtim Dünyadan" albümünün çıkış tarihini hatırlayamıyorum) ergenlik dönemlerime ve hatta etkisi azalmış olsa da bugünlere kadar Şebnem'i dinleyerek geldim.Konserleri benim için çok büyük olaydı,Fuar Açıkhava'da eski parçalarından yaptığı repertuarı unutamam,her parçasında ayrı bir hikayem vardır ve ÖSS döneminde hala gülerek andığım "Günaydın sevgilim ne güzel bir gün değil mi? Kahvaltıdan önce biraz daha test çözelim mi?" geyiğini o ve "Günaydın Sevgilim" parçası olmasaydı yapamazdık.
Dolayısıyla Şeboyla ilgili bazı yanlış kararları ve gariplikleri görmezden gelebiliriz.

Fakaaat bu albüm kapağı benim iyi niyet ve görmezden gelme sınırlarımı ne yazık ki aşıyor.
Neresinden başlayayım bilemiyorum.
Dolayısıyla gelişine başlayacağım.

1-Öncelikle bu resimdeki anlamsız sevindiriklik,gaza geliş havası göze ilk batan şey.Sanki resim profesyonel bir dijital sanatçı elinden değil de,seboist.nette forumda avatar/imza yapan amatör birinden çıkmış gibi.
2-O brushların fütursuz ve anlamsızca kullanımı nedir?Ortada güzel bir bayan var ve bir yanı şehir,diğer yanı orman konsepti biraz beylik(bakınız bilimum su ve deterjan reklamları) fakat hala değişik ve güzel olabilirdi,tabii boş bulunan her yere helezonik ve yaprak şeklinde brushlar gelişine basılmamış olsaydı...
3-Şebonun yüzü ağır bir photoshop makyajına tabiyken ve yüzünde tek bir mimik çizgisi bile görünmezken sırtında yer yer çillerin gözükmesi...Bu ne şimdi?Tene bir şey uygulanacaksa,vücudun her yerindeki tenle anlamlı bir konsept içinde olur.Yarısı aşırı shoplanmış,yarısı hafifçe dokunulmuş olmamalı.
4-Orman'ın O su ile şebnem ferah yazısının altından geçen çizginin birleştirilmiş görünmeye çalışılması fakat bariz biçimde birbirlerine bağlanamamış yapısına dehşet ile baktım..baktım..baktım..Profesyonel bir sanatçının bunu albüm kapağında kabullenmesine anlam veremedim.
5-Resmin sağ üst köşesinde saç yok.Yeşillikte yok.Ne var? Boşluk.Peki o zaman azcık sola kaydıralım gözümüzü ve saçın bittiği yere bakalım.Orada gördüğümüz şey, Şebonun saçının kafasının üstünden öne gitmeye çalışmasıdır fakat kafaya takılıp daha çok kafaya geçme görüntüsü vermesidir.Ancak arkadan deli gibi vantilatör tutulduğunda bu görünüm olur.Uçuşan saç seksidir ama komple arkadan kafaya geçen saç komiktir.Öyledir yani.Normal bir rüzgarlı günde uzun saçlı bireylere bakın,o arkadaki tüm saçların öne uçarak kafaya geçmesini ve o kişilerin anlamsızca saçlarını düzeltmeye çalışmalarını izleyip gülebilirsiniz.
6-O boşluk ya yeşillikle kapatılmalı,ya da sanki orada da saç varmışçasına saçlar eklenmeliydi.Bu amatör bir hata.Ötesi yok.

Daha incelendiğinde söylenebilecek neler neler var ama sıkmak istemiyorum kimseyi.Şeboyu da bu kadar inceleyipte ezemeyecek kadar seviyorum,sadece bu ilk göze batanlardı.

Eğer ki Şebomuz(hayatının aşkı/kankası filan da olur) albüm kapağının kendi elinden çıkmasını isteyip,oturup kendisi photoshoplayıp,kendi albüm kapağını kendisi hazırlayıp bunu bu şekilde özel kılmak istemişse, o zaman takdire şayan bir kapak örneği.Hiçte fena bir amatör çalışma değil. Fakat eğer ki bu kapak profesyonel bir elden çıktıysa,o zaman rahatlıkla "Bu ne be?! Şebo ne yaptın sen kuzum?!" diye söylenebilir ve profesyonel olduğunu iddia eden ve bundan para kazanan digital artiste "Git başka bir şey yap ,rezalet olmuş bu!" diyebiliriz.

İçimde hala bir umut var...Ön siparişle albümü satan sitelerdeki bu kapağının sahte olması umudu.
Şebo bu kadar zevksiz olamaz...Olmamalı.

Bir de Şebo'ya ve burayı okuyan ve albüm çıkarmak gibi amaçları olan birileri varsa onlara şöyle bir öneride bulunabilirim.Gidin albüm ve poster tasarımlarınızı Mehmet Turgut'a yaptırın.