10 Aralık 2009

Şebo Sen Ne Yaptın Kuzum?!!

Şebnem Ferah 2005 temmuzunda çıkardığı "Can Kırıkları" albümünden sonra "Benim Adım Orman" isimli yeni albümünü 16 aralıkta çıkarıyormuş.Şu anda ön siparişler çeşitli internet sitelerinden yapılabiliyor.

Albümün içeriğini bilemiyoruz ama kapağı tam aşağıda.


En nihayetinde veletlik dönemimden(tam bir tarih vermek isterdim ama "Vazgeçtim Dünyadan" albümünün çıkış tarihini hatırlayamıyorum) ergenlik dönemlerime ve hatta etkisi azalmış olsa da bugünlere kadar Şebnem'i dinleyerek geldim.Konserleri benim için çok büyük olaydı,Fuar Açıkhava'da eski parçalarından yaptığı repertuarı unutamam,her parçasında ayrı bir hikayem vardır ve ÖSS döneminde hala gülerek andığım "Günaydın sevgilim ne güzel bir gün değil mi? Kahvaltıdan önce biraz daha test çözelim mi?" geyiğini o ve "Günaydın Sevgilim" parçası olmasaydı yapamazdık.
Dolayısıyla Şeboyla ilgili bazı yanlış kararları ve gariplikleri görmezden gelebiliriz.

Fakaaat bu albüm kapağı benim iyi niyet ve görmezden gelme sınırlarımı ne yazık ki aşıyor.
Neresinden başlayayım bilemiyorum.
Dolayısıyla gelişine başlayacağım.

1-Öncelikle bu resimdeki anlamsız sevindiriklik,gaza geliş havası göze ilk batan şey.Sanki resim profesyonel bir dijital sanatçı elinden değil de,seboist.nette forumda avatar/imza yapan amatör birinden çıkmış gibi.
2-O brushların fütursuz ve anlamsızca kullanımı nedir?Ortada güzel bir bayan var ve bir yanı şehir,diğer yanı orman konsepti biraz beylik(bakınız bilimum su ve deterjan reklamları) fakat hala değişik ve güzel olabilirdi,tabii boş bulunan her yere helezonik ve yaprak şeklinde brushlar gelişine basılmamış olsaydı...
3-Şebonun yüzü ağır bir photoshop makyajına tabiyken ve yüzünde tek bir mimik çizgisi bile görünmezken sırtında yer yer çillerin gözükmesi...Bu ne şimdi?Tene bir şey uygulanacaksa,vücudun her yerindeki tenle anlamlı bir konsept içinde olur.Yarısı aşırı shoplanmış,yarısı hafifçe dokunulmuş olmamalı.
4-Orman'ın O su ile şebnem ferah yazısının altından geçen çizginin birleştirilmiş görünmeye çalışılması fakat bariz biçimde birbirlerine bağlanamamış yapısına dehşet ile baktım..baktım..baktım..Profesyonel bir sanatçının bunu albüm kapağında kabullenmesine anlam veremedim.
5-Resmin sağ üst köşesinde saç yok.Yeşillikte yok.Ne var? Boşluk.Peki o zaman azcık sola kaydıralım gözümüzü ve saçın bittiği yere bakalım.Orada gördüğümüz şey, Şebonun saçının kafasının üstünden öne gitmeye çalışmasıdır fakat kafaya takılıp daha çok kafaya geçme görüntüsü vermesidir.Ancak arkadan deli gibi vantilatör tutulduğunda bu görünüm olur.Uçuşan saç seksidir ama komple arkadan kafaya geçen saç komiktir.Öyledir yani.Normal bir rüzgarlı günde uzun saçlı bireylere bakın,o arkadaki tüm saçların öne uçarak kafaya geçmesini ve o kişilerin anlamsızca saçlarını düzeltmeye çalışmalarını izleyip gülebilirsiniz.
6-O boşluk ya yeşillikle kapatılmalı,ya da sanki orada da saç varmışçasına saçlar eklenmeliydi.Bu amatör bir hata.Ötesi yok.

Daha incelendiğinde söylenebilecek neler neler var ama sıkmak istemiyorum kimseyi.Şeboyu da bu kadar inceleyipte ezemeyecek kadar seviyorum,sadece bu ilk göze batanlardı.

Eğer ki Şebomuz(hayatının aşkı/kankası filan da olur) albüm kapağının kendi elinden çıkmasını isteyip,oturup kendisi photoshoplayıp,kendi albüm kapağını kendisi hazırlayıp bunu bu şekilde özel kılmak istemişse, o zaman takdire şayan bir kapak örneği.Hiçte fena bir amatör çalışma değil. Fakat eğer ki bu kapak profesyonel bir elden çıktıysa,o zaman rahatlıkla "Bu ne be?! Şebo ne yaptın sen kuzum?!" diye söylenebilir ve profesyonel olduğunu iddia eden ve bundan para kazanan digital artiste "Git başka bir şey yap ,rezalet olmuş bu!" diyebiliriz.

İçimde hala bir umut var...Ön siparişle albümü satan sitelerdeki bu kapağının sahte olması umudu.
Şebo bu kadar zevksiz olamaz...Olmamalı.

Bir de Şebo'ya ve burayı okuyan ve albüm çıkarmak gibi amaçları olan birileri varsa onlara şöyle bir öneride bulunabilirim.Gidin albüm ve poster tasarımlarınızı Mehmet Turgut'a yaptırın.

06 Aralık 2009

Firefox!! Yirim!


Gerçek firefox.
Sen ne über sevimli yaratıksın yahu...
Yenir ki bu!!!




27 Kasım 2009

Bayram Tebriği


Sizi sevmeyenler bu bayram size kurban olsunlar

İyi bayramlar !! =)




21 Kasım 2009

Bornova Bornova




Tam bölüme giden yolda yaklaşık 1 haftadır duran koskocaman afişini her sabah,öğlen ve akşamüstü gördüğüm "Bornova Bornova" filmi geçen hafta vizyona girdi ve tüm vicdan azaplarıma (bkz.ders çalışmak gerekmesi ama sinemaya gitmek) rağmen okuldan sonra belli bir miktar ders çalışıp izlemeye gittim.

Aslında bu yazıyı çook önceden yazmalıydım ama anca fırsat buldum diyelim =)

Gelelim şimdi blogumun değişmezi olan Ahenk'ten düşünceler kısmınaaa:

1-Film İzmir'de geçiyor ve hatta hiç şaşırmayacağınız gibi neredeyse tamamı Bornova'da.Yaklaşık 7 yıldır Bornova'da okuyan biri için güzel bir olaydı tabii filmi "Orayı da biliyorum,burayı da tanıdım.Aha köşk değil mi o oturdukları yer yaa.." tarzında izlemek.
2-Bir de mezun olduğum lisenin 1.sınıfında oturduğum sıralarda,sınıfımda çekim yapılmış.Çok değişik bir duyguydu görmek.
3-Kimseye laf etmek istemem dolayısıyla burada isim vermiyorum ama belli liselerde okuyan hanım kızlarımızın ziyadesiyle yollu olduğunu biz zaten biliyorduk,sağolsun senaryoda da bunu gayet açık ve net dile getirmişler.
4-Bu kızlarımızın bi şekilde kafeslemeye çabaladığı "Anadolu liseliler"'de aslında bizim okul, Bornova Anadolu Lisesi =) Ne değerliymiş bizim oğlanlar ya filmlere konu oldular,bilemedik değerlerini zamanında hehe.
4-Öner Erkan'a dikkat etmek gerek.Filmdeki muhteşem oyunculuğunun dikkatinizi çekmemesi zaten imkansız,üstüne bu rolüyle Altın Portakal'da kazandı.Yükselişe geçti ve durmayacak bence.Süper bi çocuk,umarım herşey güzel gider onun için.
5-Film şu anda İzmir içinde sadece Agora'da gösteriliyor,izlemek isterseniz hemen gidin izleyin.Bağımsız bir yapım olduğundan siz izleyinceye kadar vizyondan kalkabilir.
6-Film altın portakalda tam 4 ödül aldı.En iyi kurgu,en iyi yardımcı kadın oyuncu,en iyi erkek oyuncu ve en iyi film.Bu film izlenmez de hangi film izlenir?
7-Filmde kızımızın pencereden baktığı ve limandan bakarcasına denizin göründüğü bir sahne var.Filmle ilgili tek "olmamış"ım o kısma.Kızın evinden,bornova süvari caddesinden o manzaranın görünmesi imkansız.Aslında İzmir'i o kadar iyi bilmeyen biri olsaydım,farketmezdim bile.
8-Ha bir de söylemeden edemeyeceğim filmin en başında kuşa kafa göz dalan çocuk iğrençti.Kafamı çevirdiğimi hatırlıyorum.Kesin vardır bir yerlere gönderme ama daha insancıl gönderin lütfen.

Özetle:Çoook uzun zamandır izlediğim en iyi film.
Sonuç:Öneriyoruz.Gidin,güzel film izleyin,bağımsız sinemayı destekleyin.